Korona Günlerinde Uzaktan Eğitim Nasıl Planlanmalıdır?

Malumunuz üzere korona virüsü dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir numaralı konu durumunda. Virüsün yaygınlaşmaması için de ülkeler çeşitli önlemler alıyor. Bu önlemlerden dolayı bir çok ülkenin ekonomileri ciddi zarara uğraşmış durumda. Benzer şekilde eğitim sistemleri de bu durumdan kaçınılmaz olarak etkileniyor. Fransa ve İtalya eğitime belirli bir süre ara verdiklerini açıkladılar. Sebebi ise virüsün yayılmaması için sosyal mesafelendirme uygulanması gerekiyor. Başka bir ifadeyle toplu olarak yapılan etkinliklerden bir süre vazgeçilmesi gerek. Türkiye’de de benzer şekilde 1 hafta eğitime ara verildiği duyuruldu. Daha sonraki süreçte ise 30 Mart’a kadar eğitimlerin uzaktan eğitim yöntemiyle verileceği söyleniyor. Bu süreçte uzaktan eğitimin ne kadar önemli bir öğretim yöntemi olduğunu da anlamış bulunuyoruz. Sonuç olarak uzaktan eğitim nasıl planlanmalıdır sorusu bu noktada önem kazanıyor.

Buraya kadar her şey güzel, önlemler yeterli görünüyor fakat gerek sosyal medyada gerekse çevremizde uzaktan eğitime yönelik ciddi bir bilgi kirliliği oluşmuş durumda. Daha doğrusu herkes ne olduğunu biliyor ama açıklayamıyor. İngilizce yazabilirim ama konuşamıyorum gibi 🙂 Ben de bu yazımda bu zorlu dönemde eğitmen arkadaşların eğitimlerini uzaktan verebilmeleri adına, kurama boğmadan, pratik öneriler vermeye çalışacağım. Çünkü uzaktan eğitim Skype üzerinden ders anlatmanın ya da ödev yapmanın ötesinde ciddi bir öğretim tasarımı gerektiren bir süreç.

Uzaktan Eğitimde İletişimin Önemi

en uzak mesafe ne afrika’dır, ne çin, ne hindistan, ne seyyareler, ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.

Can Yücel

Can Yücel’in bu şiirinde açıkladığı uzaklık kavramı uzaktan eğitim literatüründe “Transaksiyonel Uzaklık” deniyor. Yani bu uzaklık öğretmen ve öğrenen arasındaki fiziksel mesafeyi değil de uzaktan eğitim sürecinde yaşanan psikolojik uzaklığı ifade ediyor. Biz eğitimcilerin en önemli görevi ise bu uzaklığı en aza indirmek ve uzaktan eğitimde öğrenenlerin birbirleri arasındaki ve öğretmenleri arasındaki iletişimi en üst seviyeye çıkartmak olmalıdır. Bu bağlamda uygun medya kullanımı, öğrenenlerin aktif bir şekilde ders sürecine katıldığı ve hem sizinle hem de diğer öğrencilerle iletişim kurabildiği bir öğrenme ortamı tasarımı yapmanız gerekiyor. Peki nasıl?

Bir öğretim tasarımı süreci genel anlamda aşağıdaki adımları içerir. Bu adımlar aslında uzaktan eğitim nasıl planlanmalıdır sorusunun en önemli çerçevesini oluşturuyor.

  1. Analiz
  2. Tasarım
  3. Geliştirme
  4. Uygulama
  5. Değerlendirme

Şimdi diyelim ki bir konuyu uzaktan eğitim yoluyla öğrenenlerinize iletmek istiyorsunuz. Bu noktada karşınız iki seçenek çıkıyor. Ben de bu iki seçenek üzerinden yukarıda verdiğim öğretim tasarım adımları çerçevesinde size nasıl bir yol izleyebileceğinizden bahsetmek istiyorum.

1. Ben anlatırken öğrenenlerin de beni dinlediği ve sorular sorabildiği bir öğretim yapmak istiyorum (Eş zamanlı)

uzaktan eğitimde öğrenen ve öğretmen aynı anda iletişim kuruyor

Bu aslında sizin sınıfta yaptığınıza benzer bir öğretim süreci diyebiliriz. Yani siz anlatırken öğrenenler sizi dinleyecek ve siz soru sorduğunuzda onlar da size cevap verecek. Her şey aynı zaman içinde gerçekleşiyor. Böyle bir eğitimi yapabilmeniz için kullanabileceğiniz bazı ücretsiz araçlar şu şekilde sıralanabilir:

Skype

Google Hangout

WhatsApp

Facebook Live Video

Şimdi bu araçları kullanarak öğrenenler ve siz birlikte bir sınıftaymış gibi ders işleyebilirsiniz. Fakat bu araçları kullanmadan önce size bazı önerilerim olacak.

Ders öncesi (Analiz, Tasarım ve Geliştirme);

  • Ders öncesinde mutlaka kamera ve ses sisteminizi kontrol edin.
  • Anlatacağınız derse yönelik bir metin hazırlayın ve hazırlık yapın.
  • Ders sürecinde öğrenenlere yönelteceğiniz sorularınızı belirleyin ve bu soruları ne zaman soracağınızı not edin.
  • Ders süresini, dersin ne zaman başlayacağını ve ders için yapılması gereken hazırlıkları öğrenenlere duyurun.
  • Dersi yapacağınız araca yönelik (Skype, Facebook Live Video vs. ) çok kısa bir döküman hazırlayın ve öğrenenlere gönderin ki bu aracı ders saatinde nasıl kullanabileceklerini bilsinler.

Ders boyunca ( Uygulama);

  • Bir eş zamanlı eğitim sınıf içindeki gibi olmuyor. Çünkü katılımcıların hepsini kontrol etmek çok zor. Bu nedenle benim önerim eğitime katılım sayısı 10 kişiyi geçmesin.
  • Ders boyunca tüm öğrenenlere isimleriyle hitap ederek onlara sorular yöneltin.
  • Yönelttiğiniz sorulara verecekleri cevapları eğer ses donanımları varsa mikrofon üzerinden, yoksa chat ortamından tek tek almaya çalışın.
  • Burada kritik nokta öğrenenleri derse bağlı tutmak, süreçten kopmalarını engellemek.

Ders sonunda (Değerlendirme);

  • Ders kapsamında anlattıklarınıza yönelik olarak bir soru seti hazırlayın ve bunu öğrencilerinize gönderin. Bunun için Google Docs harika bir seçenek olacaktır.
  • Öğrenenlere anlattığınız konuyla ilgili olarak birlikte yapabilecekleri görevler verin. Bunu da yine Google Docs üzerinde bir Word dökümanını tüm öğrenenlerin erişimine açarak yapabilirsiniz.
  • Öğrenenlere tüm görevleri sadece bilgisayar üzerinden yapmalarına yönelik bir sınır koymayın. Örneğin, matematikle ilgili olarak bir problemi bir kağıt üzerinde çözüp, fotoğrafını çekip size Whatsapp ya da e-posta üzerinden gönderebilsinler.

2. Ben öğretim sürecimi kaydedip öğrenenlerime göndermek, daha sonra verdiğim görevleri onlardan kendi esnek zamanlarında tamamlayıp bana yollamalarını istiyorum (Esnek).

uzaktan eğitimde öğrenen kendine uygun zamanlarda ders içeriğini alıyor.

Bu yöntemin eş zamanlı öğretime göre daha pratik olduğunu düşünüyorum. Çünkü hem öğretim materyallerinizi hazırlarken hem de öğrenenler kendilerine verilen görevleri yerine getirirken daha rahat ve esnek davranabilirler. Aslında esnek bir öğretim takip ettiğinizde Moodle, Canvas ve WordPress gibi ücretsiz öğrenme ve içerik yönetim sistemlerinden faydalanabilirsiniz. Fakat bu sistemleri kullanmak ilk bakışta biraz karmaşık gelebilir. Bu nedenle hiç kafanızı bulandırmayın. Size önerim YouTube’dan yararlanmanız. Cep telefonunuzla bile çekip kaydettiğiniz videolarınızı bir YouTube kanalı kurup yükleyebilir ve bu videoları istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz. Fakat ders anlatırken yanlızca kafası görünen ve konuşan bir “konuşan kafa” olmak istemiyorsanız size bazı öneriler verebilirim 🙂

Ders öncesi (Analiz, Tasarım ve Geliştirme);

  • Kayıt yapacağınız donanımızı belirleyin. Örneğin cep telefonuyla kayıt yapacaksanız kendinize sade bir arka plan belirleyin ve telefonunuzu sabitleyin. Aslında bu kayıt laptop kamerası ile daha kolay olacaktır.
  • Videolarınız 5 dakikayı geçmesin. Bu süreyi aştığınızda ne yazık ki videolar sıkıcı olmaya başlıyor. Bu nedenle eğer 40 dakikalık bir ders videosu hazırlamak istiyorsanız bunu 7 – 8 parçaya bölün ve parçalar halinde yayınlayın.
  • Videolarınız 5 dakikalık olduğu için çekim öncesinde kısa bir hazırlık yapın ki anlatmak istediğiniz tüm konulara değindiğinizden emin olun.
  • Videolarınızda doğal olmaya çalışın. Sanki sınıftaymış gibi. Hatta çektiğiniz videoları göndereceğiniz kişiler belliyse mutlaka o kişilerin isimlerini söyleyin ve onlardan bahsedin. Bu videonuzu sıkıcılıktan kurtaracaktır.
  • Hazırlamış olduğunuz videoları ve öğretim materyallerinizi öğrenenlere e-posta, Whatsapp ya da bir Facebook grubundan gönderin ve onlara bu materyalleri deneyimleyebilmeleri için bir zaman aralığı verin.

Ders sonrasında (Değerlendirme);

  • Öğrenenlerinize anlattıklarınızla ilgili bireysel ya da birlikte yapabilecekleri etkinlikler düzenleyin. Yine Google Docs bu iş için size yetecektir.
  • Öğrenenlere anlattığınız konuları pekiştirebilmeleri için Khan Academy‘den takip etmelerini istediğiniz konuların listelerini gönderin. Khan Academy 10 binden fazla dersin ve 150 binden fazla alıştırmanın olduğu ücretsiz bir öğrenme ortamıdır. Mutlaka kullanın.

BONUS:

Uzaktan eğitim nasıl planlanmalıdır sorusuna ayrıca hem eş zamanlı hem de esnek öğretim yollarının ikisini de bir ders anlatımı için kullanabiliriz şeklinde de cevap verebiliriz. Hatta bu öğrenme sürecini daha etkili yapabilir. Yani öncesinde hazırlamış olduğunuz materyallerinizi deneyimlemeleri için öğrenenlere gönderebilir, daha sonra eş zamanlı olarak Skype benzeri bir uygulama üzerinden öğrenenlere deneyimledikleri bu materyale yönelik sorular sorabilirsiniz.

Korona virüsü bir kaç ay daha hayatımızın en önemli meselelerinden birisi olamaya devam edecek gibi görünüyor. Bu süre zarfında eğitim gibi ülkemizin en önemli konularından birisini aksatmadan yürütebilmenin en pratik yolu uzaktan eğitim gibi görünüyor. Bu durumda özellikle bizim gibi BÖTE mezunu öğretim tasarımcılara büyük iş düşüyor. Ben de bu konuyu üzerime vazife edinerek nacizane kısa bilgiler vermeye çalıştım. Konuyla ilgili olarak “Bence şu şu şu da yapılabilir” ya da “Ben şu araçları da öneririm” gibi eklemek istedikleriniz varsa lütfen yoruma ekleyelim ki okuyan arkadaşlar da bundan faydalansın.

Yazının başlığını dönecek olursam eğer… Uzaktan Eğitim Koronayı her türlü yer. 🙂

Bu makaleye Linkedin sayfasından da erişebilirsiniz: https://www.linkedin.com/pulse/uzaktan-e%C4%9Fitim-vs-korona-hasan-tan%C4%B1%C5%9F/

Ayrıca çevrimiçi kurslara bir göz atmak isterseniz linki tıklayınız: https://www.eblendit.com/kurslari-goruntule/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.